[Toplam Mesaj Sayısı: 31111] - [Toplam Konu Sayısı: 5742] - [Toplam Uye Sayısı: 676]
14 Mart 2010, 18:45:17 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : Atatürk'ün Hayatı Cevap Sayısı : 0 cevap var
Okunma Sayısı : 101 defa 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atatürk'ün Hayatı  (Okunma Sayısı 101 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Katil Dans
Moderatör
Eski Üye
*****

Karma +1/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1079


blog var (0)

Üyelik Bilgileri E-Posta
« : 30 Haziran 2009, 22:23:42 »

Büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ömrünün tamamını Türk ulusunun kurtuluş mücadelesine adamış, eşsiz bir devlet adamıdır. O hayatı boyunca milletinin huzur ve refahı ile ilgilenmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin daima diğer gelişmiş ülkeler ile yarışabilecek bir seviyede olmasını arzu etmiş ve bu hedefler içinde çok çalışmıştır. Atatürk hayatı boyunca, çocukluk yıllarından beri güçlükler içinde yaşamış, büyük zorluklar ile mücadele etmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Selânik'te 1881 yılında üç katlı pembe bir evde doğmuştur. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda ölmüş, sadece Makbule Hanım (Atadan) 1956 yılına kadar yaşamıştır.

Öğrenim çağı geldiğinde ilk önce mahalle mektebinde öğrenim hayatına başlamış, sonra da babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçmiştir. 1888 yılında babasını kaybetti. Bir süre dayısının yanında bir çiftlikte kaldıktan sonra Selanik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesine kaydoldu. 1893 yılında ise Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okuldaki matematik öğretmeni tarafından adına "Kemal" ilave edildi. 1902 yılında teğmen rütbesiyle İstanbul'da Harp Okulundan mezun oldu ve Harp Akademisi'ne devam etti. 1905 yılında yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. Atatürk 1905 yılından başlamak üzere yurt içinde ve yurt dışında bir çok görevlerde bulunmuş ve bu görevlerinde üstün başarı göstermiştir. 1914 yılına değin yarbay rütbesine kadar yükselmiş ve bu sırada da 1. Dünya savaşı başlamıştır.

1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı'nda  düşmana ağır kayıplar verdirten Mustafa Kemal, 18 Mart 1915'te Çanakkale'deki büyük destanı, emrindeki askerler ile birlikte yazarak, düşmana "Çanakkale geçilmez" dedirtmiştir. Mustafa Kemal askerlerine " Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" diyerek savaşın kaderini değiştirmiştir.

İtilaf devletlerinin işgale başlamaları üzerine 19 Mayıs 1919 yılında Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919 yılında Amasya Genelgesi'ni yayımladı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için takip edilmesi gereken yolun belirlenmesini sağladı.

23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla Meclis ve Hükümet Başkanlığına seçildi. Mustafa Kemal yönetiminde Sarıkamış ve Gümrü'nün kurtarılması, Çukurova, Kahraman Maraş, Gazi Antep ve Şanlı Urfa savunmaları yapılmış, 1. İnönü, 2. İnönü, Sakarya Zaferi, Büyük Taarruz, Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Zafer kazanılmıştır. Sakarya Zaferinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi 19 Eylül 1921'de Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ile Gazi ünvanı verdi. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile de Kurtuluş Savaşı sona ermiş oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk oybirliği ile ilk Cumhurbaşkanımız oldu.

Atatürk yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetini çağdaşlaştırmak adına bir dizi devrimler (İnkılaplar) yapmıştır. 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. TBMM 1927,1931 ve 1935 yıllarında da Atatürk'ü yeniden Cumhurbaşkanlığına seçti. 1923 yılında Latife Hanım'la evlendi. Atatürk Afet, Sabiha, Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. İhsan ve Abdurrahim adlı çocuklarıda himayesi altına alarak yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. Mirasından manevi evlatlarına, kız kardeşine, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Çiftliklerini Hazine'ye bırakmıştır.

Atatürk kitap okumayı, müzik dinlemeyi, yüzmeyi, ata binmeyi ve dans etmeyi çok severdi. Bütün spor dalları ile ilgilenir, güreşe de özel bir ilgi duyardı. Rumeli türkülerini ve Zeybek oyunlarını da oldukça severdi. Tavla oynamaktan büyük keyif alırdı. Akşam yemeklerine devlet adamlarını, bilim adamlarını, sanatçıları ve önemli kişileri davet ederek devlet meseleleri hakkında sohbet ederdi. Doğayı çok sever, temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Almanca ve Fransızca biliyordu.

1937 yılında hastalığının ilk belirtileri ortaya çıkan Atatürk, 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddi olarak rahatsızlandı. Hastalığı esnasında da kendi sağlığını hiçe sayarak devlet işleri ile devamlı meşgul olan Atatürk'e İstanbul'da siroz teşhisi kondu. Devlet Meselelerini hiç bir zaman ertelemeyen Atatürk'ün hastalığı giderek ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. O'nun hastalığını duyan Türk Milleti sağlığı ile ilgili haberleri sürekli takip ediyor ve iyileşmesini diliyordu. 29 Ekim 1938 yılında Türk Ordusu'na yolladığı mesaj ile Türk ordusuna olan itimat ve güvenini tekrar etmiştir.

Atatürk'ün hastalığı giderek artmış ve tüm çabalara rağmen  10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda, saat dokuzu beş geçe hayata gözlerini yummuştur. 21 Kasım 1938'de Etnoğrafya Müzesinde hazırlanan geçici kabre konulan naaşı, 10 Kasım 1953 yılında  yurdun her ilinden getirilen vatan toprakları ile hazırlanan ebedi istirahatgahı olan Anıtkabire konuldu
Kayıtlı

Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.071 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu