[Toplam Mesaj Sayısı: 31193] - [Toplam Konu Sayısı: 5757] - [Toplam Uye Sayısı: 682]
19 Mart 2010, 11:10:02 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : Anarşizm Cevap Sayısı : 0 cevap var
Okunma Sayısı : 51 defa 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anarşizm  (Okunma Sayısı 51 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
lienz
Normal Üye
***

Karma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 191


blog var (0)

Üyelik Bilgileri
« : 11 Temmuz 2009, 12:42:16 »

Anarşizm

Anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.

Bu hareketler, merkezi politik yapılar, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ekonomik kurumlar yerine toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve toplulukların alınan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz sahibi olması düşüncesini ifade eder.

Zorlayıcı kurumlara ve toplumsal bazlı hiyerarşilere karşı olmak anarşizmin asli ilkelerindendir ve ayrıca anarşizm gönüllülüğe dayanan bir toplumun nasıl işleyeceği konusunda olumlu bir görüşü ifade eder. Anarşist felsefeler arasında hatrı sayılır bir çeşitlilik vardır. Şiddetin anarşizmdeki yeri, ne tür bir ekonomik sistemin olması gerektiği, çevre ve endüstriyalizm hakkında sorular ve diğer hareketlerde anarşistlerin rolleri gibi farklı alanlarda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Anarşist akımlar bu nedenlerle birbirlerinden çok farklı ve hatta karşı olabilirler. Örneğin anarşist komünizmin yanı sıra Hıristiyan anarşizmi gibi anarşist akımlar da mevcuttur.


Kökeni 

Devletin ve hiyerarşinin reddi konusu, 19. yüzyıl Avrupa anarşistlerini önceleyen uzun bir tarihe sahiptir. Bazı yazarlar anarşist temanın Taoist bilgin Lao Tzu'nun çalışmalarında görülebileceğini söylerler. Sinoplu Diyojen, Knikler ve çağdaşları ile Stoacıların kurucusu Zenon'da benzer konulardan bahsetmiştir.

Fakat modern anarşizm, Aydınlanma felsefesinin, seküler düşüncesinden doğdu, özellikle Rousseau’nun özgürlük temelli ahlak düşüncesi bu düşüncenin gelişmesinde etkili oldu. “Anarşist" terimi ilkin olumsuz anlam içerirken, Fransız Devrimi ile birlikte, örneğin Enragés'de görüldüğü gibi, olumlu anlamlar yüklenmeye başladı.

William Godwin birçok yazar tarafından modern anarşist düşünceyi geliştiren ilk düşünür olarak değerlendirilir.Peter Kropotkin'e göre Godwin; "eserinde, geliştirdiği düşüncelere isim vermemesine rağmen anarşizmin politik ve ekonomik kavramlarını formüle eden ilk düşünürdür." Felsefi anarşist Godwin, devrimci eyleme karşıdır, ve fazla güçlü olmayan bir devleti geçici ve gerekli bir “şer” olarak görür. Devlet, bilginin toplumda yayılması ile birlikte zamanla güçten düşecek ve gereksizleşecektir. Godwin aşırı bireyciliğini, çalışma hayatında tüm kooperatiflerin kaldırılması düşüncesiyle dile getirmiştir. Ayrıca ona göre yeteneklerde dahil olmak üzere insanlar arasındaki herhangi bir temelde ayrım kabul edilemez.

Godwin’le birlikte dile getirilmeye başlanan anarşist düşünce ilk kez Pierre-Joseph Proudhon tarafından isimlendirilmiştir. Kendini “anarşist” sıfatı ile tanımlayan ilk kişi olan Proudhon bu yüzden modern anarşist teorinin kurucusu kabul edilir.[9] Proudhon kendiliğinden gelişen bir toplumsal düzen önermiştir. Bu düşünceye göre, örgütlenme, merkezi otoriteden bağımsız ortaya çıkar; bu “pozitif anarşidir”. Bu tür bir sistemde toplumsal düzen, herkesin “sadece ve sadece ne istiyorsa" onu gerçekleştirdiği ve ticari etkinliğin tek başına toplumsal düzeni ürettiği yerde yükselebilir. Proudhon'a göre, "bilimde ve yasada gelişmeler aracılığı ile oluşmuş toplumsal ve bireysel bilincin varolduğu bir yasa veya hükümet şekli, toplumsal düzeni sürdürmek ve özgürlükleri güvenceye almak için yeterlidir. Böylece baskı araçları, polis, bürokrasi, vergi vb. enstrümanlar en aza indirilmektedir. Bu sayede özellikle, monarşiler ve aşırı merkeziyetçilik ortadan kalkar ve federal kurumlar ile komün’e dayalı bir yaşam biçimi bunun yerini alır


Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.149 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu