BiLinmeyen
Acemi Üye

Karma +0/-0
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 60
Arabesk Günler..
blog var
( 0)
|
 |
« : 16 Ağustos 2009, 17:10:12 » |
|
PARASIZ NE AŞK OLUR NE DE SİYASET!
Siyaset halkın her kesimden insanın uğraşısı mı?
Siyasetin her alanında para çok önemlidir. Nasıl ki parasız aşk olmaz, öyle de parasız siyaset olmaz. Seçimlerde büyük paraların harcanması siyaseti zengin insanların uğraşısı haline getirmektedir. Siyaset yapmak isteyen iyi yetişmiş, donanımlı insanların yeterli maddi gücü yoksa aday adayı bile olamıyor. Bu durum halk ile onun temsilcisi arasındaki kopuklara sebep olmaktadır. Peki bu durumda halkın her kesimi temsil edilebiliyor mu? Tabiî ki hayır…
Parasızlık siyasetçiyi ve partisini küçültür.
Ekonomik sıkıntılar siyaset yapan kişiyi mutlaka bir yerlere bağlayacaktır. İş çevrelerinin desteğiyle siyaset yapan siyasetçi ve partiler dilden dile dolaşmaktadır. Siyaset yapan kişilerin parası yoksa mutlaka maddi destek arayışı içinde olacaktır. Unutulmamalıdır ki maddi desteği sağlayanların da siyaset yapan kişiden bir beklentisi ve verdiği her kuruş paranın bir bedeli olacaktır. Belirli bir iş çevresinden veya bir kişiden “BAĞIŞ” adı altında alınan paralar, desteği sağlayan kişilerin ağzından kamuoyuna yansıyacağından siyasetçiyi halkın diline –olumsuz yönde- düşürecektir ve bu da siyasetçiyi ve partisini küçültecektir.
Siyaset ve para ilişkisine başka bir yönden bakacak olursak;
Zenginler mal varlıklarını koruma ve elinde mevcut olan zenginliklerini artırma adına siyasete atılmaktadırlar. Buna örnek verecek olursak aklıma ilk gelen isimler Cem UZAN ve Cem BOYNER… Cem UZAN ve partisini (Genç Parti) duymayanınız yoktur herhalde…
28 Şubat darbesinde de para önemli bir araç olmuştur. Hatırlarsanız o dönemde Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi ortak hükümeti kurulmuştu ve o dönemin parti liderleri Necmettin ERBAKAN (RP) ve Tansu ÇİLLER (DYP) idi. 28 Şubat sürecinde hükümeti düşürmek için DYP’de bir çok millet vekili istifa etmişti. (DYP’den istifa eden milletvekilleri: Emre Gönensay, Köksal Toptan (önce istifa etti, sonra partiye döndü), İsmet Sezgin, Yalım Erez, Hamdi Üçpınarlar, Mustafa Küpeli, Safter Gaydalı, Cavit Çağlar, Yaşar Dedelek, Mehmet Batallı, Şamil Ayrım, Necdet Menzir, Gencay Gürün, Mehmet Köstepen, Rıfat Serdaroğlu, Şinasi Altıner, Mehmet Korkmaz, Tevfik Diker, Ayseli Göksoy, Refaeddin Şahin, İrfan Demiralp, Hikmet Aydın, Hasan Denizkurdu, Doğan Güreş, Mahmut Yılbaş, Mustafa Zeydan.). Sonrasında Hüsamettin CİNDORUK’un lideri olduğu Demokrat Türkiye Partisi (DTP) para ile kuruldu. Para ile kuruldu diyorum çünkü DYP’den istifa eden milletvekilleri darbeciler tarafından para ile istifa ettirilmiş sonrasında bu milletvekilleri DTP’ye aktarılmıştı. Siyaset ve para ilişikisinde 28 Şubat’a bu kadar değinmek yeterli çünkü o dönem o kadar karışık bir dönemdi ki hala karışıklıklar tam anlamıyla çözümlenmiş değil.
Velhasıl; parasız ne aşk olur ne de siyaset...
By Bilinmeyen, Serdar ÇETİN (2008219057) - 07/03/2009
|