İletileri Göster
|
|
Sayfa: [1]
|
|
3
|
Genel Kültür & Kültür ve Sanat / Şiir / Ynt: Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri
|
: 17 Temmuz 2009, 13:39:29
|
|
BEN SENİ SEVDİM Mİ
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni?
|
|
|
|
|
4
|
Genel Kültür & Kültür ve Sanat / Şiir / Ynt: Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri
|
: 17 Temmuz 2009, 13:38:08
|
|
A
Senin aydınlığın yetişir bana Güneşi istemiyorum Yıldızları istemiyorum Açma perdeleri Ben bu karanlığı seviyorum Bu yalnızlığı bu geceleri
Karanlıklar benim için yaratıldı A Aydınlıklar senin için Sen olmasan B'ler C'ler D'ler olmazdı Ben olmazdım Bu mavi gökyüzü Bu yeşil denizler olmazdı
Z'ye kadar yürüdüm bir akşam Allı morlu ağaçlar gördüm Akça pakça kadınlar gördüm Yine seni unutamadım A
Senin aydınlığın yetişir bana Yum gözlerini üç kadar say Bütün B'leri C'leri A Bütün akları kara yapacağım
|
|
|
|
|
5
|
Genel Kültür & Kültür ve Sanat / Şiir / Ynt: Nazım Hikmet Ran Şiirleri
|
: 17 Temmuz 2009, 13:35:07
|
|
VATAN HAİNİ "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
|
|
|
|
|
6
|
Genel Kültür & Kültür ve Sanat / Şiir / Ynt: Nazım Hikmet Ran Şiirleri
|
: 17 Temmuz 2009, 13:33:48
|
|
Henüz vakit varken gülüm
Henüz vakit varken, gülüm Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm, yüreğim dalındayken henüz, ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri Volter rıhtımında dayayıp seni duvara öpmeliyim ağzından sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a çiçeğini seyretmeliyiz onun, birden bana sarılmalısın, gülüm, korkudan, hayretten, sevinçten ve de sessiz sessiz ağlamalısın, yıldızlar da çiselemeli, incecikten bir yağmurla karışarak. Henüz vakit varken, gülüm, Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm, yüreğim dalındayken henüz, şu Mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz söğütlerin altından, gülüm, ıslak salkım söğütlerin. Paris'in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana, en güzel, en yalansız, sonra da ıslıkla bir şey çalarak gebermeliyim bahtiyarlıktan ve insanlara inanmalıyız. Yukarda taştan evler, girintisiz, çıkıntısız, birbirine bitişik ve duvarları ayışığından ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor ve karşı yakada Luvur aydınlanmış ışıklarla aydınlanmış bizim için billur sarayımız...
Henüz vakit varken, gülüm, Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm, yüreğim dalındayken henüz, şu Mayıs gecesi rıhtımda, depolarda kırmızı varillere oturmalıyız. Karşıda karanlığa giren kanal. Bir şat geçiyor, selamlıyalım gülüm, geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım. Belçika'ya mı yolu, Hollanda'ya mı? Kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın tatlı tatlı gülümsüyor.
Henüz vakit varken, gülüm, Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm... Parisliler, Parisliler, Paris yanıp yıkılmasın...
|
|
|
|
|
7
|
Genel Kültür & Kültür ve Sanat / Sinema / Oyuncu Biyografileri
|
: 17 Temmuz 2009, 13:30:15
|
|
Audrey Tautou (d. 9 Ağustos 1976) Fransız oyuncu.
2000 yılında Fransa'da Prix Suzanne Bianchetti-Gelecek Vadeden Genç Sinema Oyuncusu ödülüne layık görülen Tautou, 2001 yapımı Amelie isimli filmde Amélie Poulain karakterini canlandırmış bu rolle dünya çapında tanınmıştır. Dan Brown tarafından yazılan ve 2006 yılında sinemaya aktarılan Da Vinci Code/Da Vinci Şifresi'nde Sophie Neveu karakterini canlandırmıştır.
Tautou Fransa'nın Beaumont şehrinde doğmuştur. Erken yaşta komediye ilgi göstermiş oyunculuk okulu Cours Florent'te eğitim almıştır. 1998 yılında Canal+ sponsorluğunda düzenlenen 9. Béziers Festival'ine katılarak en iyi aktris seçilmiştir. Yönetmen Tonie Marshall'ın dikkatini çekerek César ödülü alacak olan Venus Beauty Institute filminde rol almıştır. 2001 yılında kendisini uluslararası üne kavuşturacak Amélie karakterini aynı isimli filmde canlandırmıştır. Bestseller Da Vinci Şifresi romanının yönetmen Ron Howard tarafından beyazperdeye uyarlanan sinema filminde ilk Hollywood çalışmasını gerçekleştirmiştir. Sanatçı oyunculuk idolleri olarak Meryl Streep, Paul Newman, Juliette Lewis, Jodie Foster ve Julianne Moore'u belirtmiştir.
(2001) Amelie (Fabuleux destin d'Amélie Poulain) -Amélie Poulain (2001) Dieu est grand, je suis toute petite - Michèle (2002) Dirty Pretty Things (Kirli Tatlı Şeyler)- Şenay (2003) Nowhere to Go But Up (Happy End) (2004) Kayıp Nişanlı (Un long dimanche de fiançailles)-Mathilde (2005) Poupées russes, Les (The Russian Dolls) (2005) Joe's Last Chance (2006) The Da Vinci Code/Da Vinci Şifresi -Sophie Neveu (2006) Hors de prix - Irene (2007) Ensemble, c'est tout - Camille Fauque (2009) Coco avant Chanel - Coco Chanel
|
|
|
|
|
10
|
Genel Kültür & Kültür ve Sanat / Atatürk / Bursa Nutku
|
: 04 Temmuz 2009, 16:25:17
|
|
"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır.Yine düşünecek; “Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.” Diyecek.
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
|
|
|
|
|