[Toplam Mesaj Sayısı: 31143] - [Toplam Konu Sayısı: 5750] - [Toplam Uye Sayısı: 680]
16 Mart 2010, 11:41:37 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : Tarihimizden İbretli Olaylar Cevap Sayısı : 1 cevap var
Okunma Sayısı : 21 defa 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarihimizden İbretli Olaylar  (Okunma Sayısı 21 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Katil Dans
Moderatör
Eski Üye
*****

Karma +1/-0
Çevrimiçi Çevrimiçi

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1084


blog var (0)

Üyelik Bilgileri E-Posta
« : 15 Aralık 2009, 16:48:41 »

1) 16.yüzyılda Osmanlı devleti'nin gelişme yolu üzerinde direnmiş ve Türk orduları ile savaşa tutuşmuş olmasından dolayı Katolik Avrupa tarafından kendisine "Hıristiyanlığın şövalyesi" unvanı verilen Boğdan beyi Büyük Stefan'ın ölüm döşeğin de, evlatlarına gayet ibretli bir şekilde: "Belki de yakında himayeye muhtaç olacaksınız asla Rus'a yanaşmayın. Haindir, sizi yok eder. Fakat kendinizi Türklere emanet edin. Adil ve merhametlidirler" diyerek nasihat etmiştir

2) Teb'asını "Emanetullah" olarak gören Osmanlı Devleti'nde, akıl hastalarına bimarhanelerde son derece şefkatle muamele edilip ceviz karyolalarda, ipekli çamaşır ve çarşaflarda yatırılıp musiki ile tedavi edildiğini,
Aynı dönemde Avrupa'da ise, akıl hastalarının ruhuna şeytan girmiş denilerek diri diri yakıldığını.
İstanbul'daki bimarhaneleri giren Mongeri Pere'nin: "Burası Avrupa'nın asırlar sonra tahayyül edeceği bir hayal müessesidir dediğini ve Osmanlı'nın uyguladığı bu musiki ile tedavi metodunun ABD'de ancak 1956 yılında uygulamaya geçebildiğini,

3)Batıda ilaç üretmekle ilgili yönetmeliklerin son derece ağır olup, bir ilacın piyasaya çıkarılmadan önce kobaylar üzerinde yeterince deneme yapılması gerektiğini ve bunun ise uzun ve pahalı bir süreç olduğunu.,
Buna çare bulan Batılı hümanistlerin(!), yeni geliştirdikleri denenmemiş ilaçları üçüncü dünya ülkelerine pazarlayarak hem para kazanıp, hem de milyonlarca gönüllü kobay üzerin de ilaçlarını denediklerini,
İlaç iyi çıktığı takdirde mallarını batıda pazarladıklarını, kötü çıktığında ise foyası çıkana kadar üçüncü dünya ülkelerine satmaya devam ettiklerini,

4)Yavuz Sultan Selim Han'ın Ridaniye Savaşı'nda, ileri görüşlü babası Sultan II. Bayezid' ın icadı olan "içi yivli topları kullanarak büyük başarılar elde ettiğini,
Bugün ise bizlerin hala II. Bayezid'in bu büyük icadını tarih kitaplarımızda: "Yivli top 1868 de Almanlar tarafından icad edildi" diye okutma gafletini göstererek ecdadımızın kemiklerini sızlattığımızı,

5)Osmanlı'nın son döneminde (1850) İstanbul'da uzun yıllar kalmış bir batılı tarihçi olan M A Ubicini'nin şehirde yaşayan değişik milletlerin karakter yapılarını öğrendikten sonra, hatıralarında:
"Bir kaide olarak, Ermeni ye istediği paranın yarısını, Ruma üçte birini, Yahudi ye dörtte birini veriniz. Fakat bir Müslüman'la alışveriş ettiğiniz zaman istediği fiyattan emin olunuz ve istediğini veriniz." diye yazdığını biliyor muydunuz.

NOT: Bu yazmış olduklarım alıntıdır.
Kayıtlı

Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
CaterpiLLar
Site Editörü
Eski Üye
*****

Karma +2/-1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2757


ºº!.VampiReLLa.!ºº

blog var (2)

Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : 15 Aralık 2009, 20:19:14 »

2) Teb'asını "Emanetullah" olarak gören Osmanlı Devleti'nde, akıl hastalarına bimarhanelerde son derece şefkatle muamele edilip ceviz karyolalarda, ipekli çamaşır ve çarşaflarda yatırılıp musiki ile tedavi edildiğini,
Aynı dönemde Avrupa'da ise, akıl hastalarının ruhuna şeytan girmiş denilerek diri diri yakıldığını.
İstanbul'daki bimarhaneleri giren Mongeri Pere'nin: "Burası Avrupa'nın asırlar sonra tahayyül edeceği bir hayal müessesidir dediğini ve Osmanlı'nın uyguladığı bu musiki ile tedavi metodunun ABD'de ancak 1956 yılında uygulamaya geçebildiğini,

bunu biliyordum diğerlerinede öğrenmiş oldum teşekkürler..
Biz tarihimizi hep başka ülkelerden öğrendik ben en büyük eksikliğimizin bu olduğunu düşünüyorum..Sultan II. Bayezid'ın bu icadı ayrı bir konu zaten  
Kayıtlı


Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
          M.Kemal ATATÜRK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.091 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu