|
Katil Dans
|
 |
« : 30 Haziran 2009, 13:44:35 » |
|
30 Haziran 1940
GALATASARAY:9 BEŞİKTAŞ:2
O yıllar Beşiktaş’ın üstüste şampiyonluklar kazanan kadrosuyla fırtına gibi estiği yıllardı. Galatasaray ise Güneş Kulübü’nün ayrılığının sebep olduğu hasarı üzerinden atmaya çalışıyordu. 30 Haziran 1940 günü şimdi Çırağan Oteli’nin bulunduğu yerdeki Şeref Stadı’nda oynanan maç öncesinde doğal olarak favori Beşiktaş’tı. Ancak o günü sahaya Osman İncili, Saim Şatıroğlu, Faruk Barlas, Eşfak Aykaç, Enver Alpaslan, Musa Sezer, Süleyman Tekil, Cemil Gürgen, Gündüz Kılıç, Selahattim Almay ve Sarafim onbiri ile çıkan Galatasaray ilk yarısı 1-1 biten maçın ikinci yarısında fırtına gibi esmiş ve Beşiktaş’ı bugüne kadarki tüm zamanların en farklı skoru ile 9-2 mağlup etmişti. Golleri ise, Gündüz Kılıç (5), Süleyman Tekil (3) ve Cemil Gürgen kaydetmişti. O sezonun sonunda Beşiktaş yine İstanbul Ligi şampiyonu olacaktı.
Güncellenecektir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
|
|
|
|
|
|
Katil Dans
|
 |
« Yanıtla #2 : 06 Temmuz 2009, 10:32:31 » |
|
06 Temmuz 1984
DERWALL GELİYOR
İviç’in hiç beklenmedik bir biçimde İtalya’dan teklif aldığını açıklayıp Türkiye’ye dönmeyeceğini söylemesi tüm Galatasaraylılarda şok etkisi yaratmıştı. Sezon başlamak üzereyken herkeste şimdi ne olacak sorusunun cevabını bulabilmenin telaşı vardı. Başkan Ali Uras da o zamanki yönetim kurulu üyeleri olan Faruk Süren ve Alp Yalman’a iyi bir teknik adam bulmalarını söyleyecekti. O koşullarda ve sezon başlamak üzereyken bu hiç de kolay bir iş değildir. Ancak talih bir yerde o günün koşullarında Galatasaray’dan yanadır. Hatta Türk futbolundan da. İspanya’ya sürpriz bir şekilde elenen Batı Almanya’nın teknik direktörü Jupp Derwall’e Galatasaray biraz da ümitsiz hatta çekinerek teklif götürür. Bu konuda ilk girişimi Almanya’dakigazeteci Atilla Karsan yapar. İlk izlenimler olumlu olunca Süren ve Yalman da Derwall ile görüşme üzere Avusturya’ya giderler. Fotoğrafta da görüldüğü üzere başbaşa yenilen tarihi yemeğin ardından Derwall, Galatasaray’ın teklifini kabul ettiğini ve detayları görüşmek üzere İstanbul’a geleceğini söyler. Tarihler 6 Temmuz 1984’tür. Bir dönüm noktasıdır bu tarih Galatasaray ve Türk futbolu için. Kolay ulaşılamayan ama zaferlerle dolu bir yolun da başlangıcı Güncellenecektir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
|
|
|
|
Katil Dans
|
 |
« Yanıtla #3 : 07 Temmuz 2009, 10:11:22 » |
|
07 Temmuz 1941
GALATASARAYLI KÜREKÇİLER ŞAMPİYON
Savaşın tüm şiddetiyle sürdüğü günlerde boğazın sularında tekneler yarışmaya devam eder. Öncelikli amaç hayatın normal akışında devam etmekte olduğunu göstermektir. İkincisi de gençlerin her ne koşulda olursa olsun spordan kopmalarının önüne geçmektir. Ayrıca sporun gençliği her türlü olumsuz gelişmeye karşı koruyacağı da o günlerde tartışmasız kabul gören bir düşüncedir. Bir başka beklenti de gençlerin spor sayesinde savaş da dahil olmak üzere her türlü olumsuz gelişmeye hazır olmalarıdır. Bu amaçla da sıcak bir Temmuz gününde boğazın serin sularında tekneler yarışır. Ve Galatasaraylı kürekçiler her türlü olumsuzluğa ve zorluğa rağmen yarışlardan büyük bir başarıyla çıkarak İstanbul Şampiyonu olurlar. Galatasaraylıların şampiyonluk kupası yine kendisi de bir Galatasaraylı olan Beden Terbiyesi Genel Müdürü Vildan Aşir Savaşır tarafından o dönemki Galatasaray Denizcilik Şubesi Kaptanı Adnan Akıska’ya verilir. Güncellenecektir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
|
|
|
|
|
|
Katil Dans
|
 |
« Yanıtla #5 : 26 Temmuz 2009, 23:25:56 » |
|
27 Temmuz 1963GALATASARAY MAHKUMLARA KARŞI
Dönemin gazetelerinden biri bu ilginç haberi okuyucularına şu şekilde duyurmuştu. “İdam mahkumu İlyas Şoriz’in menecerliğini yaptığı Sultanahmet Hapishanesindeki mahkumlardan kurulu voleybol takımı, dün Türkiye Şampiyonu Galatasaray’a kök söktürdü.. Eski Türkiye Boks Şampiyonlarından olup, geçenlerde Sultanahmet Cezaevinden tahliye edilen Adnan İnan’ın aracılığı ila mahkumların maç teklifini kabul eden Galatasaraylılar, ceza evinin tarihi iç avlusunu dolduran bine yakın mahkumun alkışları arasında sahaya çıkmışlardı. İç avluyu tıka basa dolduran, hırsız, katil. esrarcı, karmanyolacı ve siyasi suçlular, hepsi milli oyunculardan kurulu Galatasaray takımını görünce, maçın neticesinin çok açık farkla biteceğini sanıp korkmuşlardır. Galatasaraylılar da ilk defa bu çeşit bir seyirci önünde maç yaptıklarından heyecan duymuşlardır. Cezaevinin Spor Kolu Başkanlığını yapan Yassıada mahkumlarından Bumin Yamanoğlu, takımları şöyle takdim etmiştir: Galatasaray: Güngör Demirtaş, (30 defa milli), Erdal Önder (13 defa milli), Levent Olgay ( 5 defa milli ), Yavuz Işılay (5 defa milli), Yalçın Sarısözen (4 defa milli), Özcan Sarıtürk (2 defa milli), Bahaettin Şençağda (1 defa milli). Cezaevi Takımı : Nedim Tuncalı, Burhan Özata, Rasim Kol, Sait Tanrıver, Necdet Çatma, İsmet Yılmazok.” Maçın sonundaysa Galatasaray sahadan 3-1 galip ayrılan taraf olur.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
|
|
|
|
Katil Dans
|
 |
« Yanıtla #6 : 18 Aralık 2009, 18:30:19 » |
|
 18 Aralık 1960
GALATASARAY 5 - FENERBAHÇE 0
Milli Lig’in başlamasıyla futbolun heyecanı tüm ülkeye yayılmıştı. Önceki yılların liglerinden farklı olan ve İstanbul ile Anadolu’yu bir araya getirmeyi hedefleyen milli ligde oynanan bazı karşılaşmalar ise, o sezonki lig mücadelesinden, hatta şampiyon olan takımdan daha fazla konuşuluyordu. İşte böylesi maçlardan birisi de, 1960-1961 sezonunda Galatasaray ile Fenerbahçe arasında 18 Aralık 1960 günü oynanmıştı.
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan muhteşem maç ve bu maçın tartışmasız kahramanı olan Metin Oktay ile hatırlanacaktı. Şimdiki adı İnönü olan o günlerin Dolmabahçe Stadı’ndaki maça seyircilerin ilgisi büyük olmuştu. 28.900 seyirci 232.828 TL hasılat ödeyerek, tribünleri doldurarak bu büyük maçı izlemişti. Bu maç Galatasaray adına tarihe geçen bir maç olmuştu. Galatasaray ezeli rakibini çok üstün bir oyundan sonra 5-0 gibi tarihi bir farkla yenecekti.
Bu maçın bir anlamda tarihe geçmesine neden olan gelişme, sadece Galatasaray’ın ezeli rakibine beş gol atması değildi. Bu maç aynı zamanda Metin Oktay’ın da maçı olmuştu. Metin Oktay’ın maçı olarak geçen bu karşılaşmaya Galatasaray çok hızlı bir tempoda başlamış ve ilk dakikadan itibaren rakibini baskı altına almıştı. Maçın daha ilk dakikası dolmadan Metin Oktay ilk golü atmış, bu golü yine karşılaşmanın 10. dakikasında Metin Oktay’ın ayağından gelen ikinci gol izlemişti. Galatasaray o 24. dakikada Bahri’nin kaydettiği gol ile skor 3-0 öne geçmiş ve ilk yarı bu skor ile kapanmıştı. Ayrıca Galatasaray’dan Ergun 30. dakikada kırmızı kart görmüş Galatasaray devreyi 10 kişi tamamlamıştı.
İkinci yarı Metin Oktay biri 61. öteki 67. dakikada olmak üzere Fenerbahçe’nin kalecisi Şükrü Ersoy’un koruduğu kaleye iki gol daha gönderiyor ve maçın sonucunu belirliyordu. Galatasaray Fenerbahçe’yi 5-0 mağlup etmişti. Metin Oktay ise bir maçta Fenerbahçe ağlarına bıraktığı 4 gol ile bir daha kolay kolay ulaşılması mümkün olmayan bir rekora imza atmıştı.
Galatasaray Turgay Şeren, Candemir Berkman, Ahmet Karlıklı, Suat Mamat, Ergun Ercins, Mustafa, Samim Uygun, Mete Basmacı, Bahri Altıntabak, Metin Oktay, Niyazi Tamakan Güncellenecektir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü Feridun Düzağaç
|
|
|
|