evil person
Normal Üye
 
Karma +0/-0
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 168
blog var
( 0)
|
 |
« : 14 Ocak 2010, 20:27:45 » |
|
ÇIKMAYAN MANA
Mehmet Akif, Baytar Mektebi’nde müdür yardımcısı olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendi’yi arayarak, yazıda ne demek istediğini sorar. Salih Efendi, “Yazıyı iki türlü anlam çıksın diye böyle yazdık efendim!” cevabını verince, Mehmet Akif dayanamaz ve: -Hayret doğrusu, der. Biz bir anlam bile çıkartamadık da…..
HAKLI ÖLÜM
Sokrates ölüme mahkum edildiğinde, eşi ağlayama başlar. Sokrates eşine neden ağladığını sorar. Eşi: -Haksız yere ölüme götürülüyorsunuz, onun için ağlıyorum.” der. Sokrates gayet sakin cevap verir: -Haklı yere götürülseydim daha mı iyiydi?
SUSTURUCU TEDAVİ
Zamane gençlerinden biri, bir toplantıda Mehmet Akif'i küçük düşürmeye çalışıp: "Mehmet Bey Siz baytardınız, değil mi?" demiş. Mehmet Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş: "Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?"
AKİF'İN CEVABI
Bir Fransız yazar, Mehmet Akif'e: -Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu?diye sorduğunda Akif: -Daha önceleri öyleydi,karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz
İSTANBUL SEVGİSİYahya Kemal'a "Ankara'nın en çok hangi tarafını seviyorsunuz" diye sorduklarında şu cevabı vermiş: -İstanbul'a dönüşünü.
ÇINAR AĞACI
Öğrenci; -Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir''diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş. -O mantığa göre çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.
BEN ÇEKİLİRİM!
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yasayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin su karşılığı verir: - Ben çekilirim!
SADECE ŞEMSİYE YAPIN
Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Shakespeare'e gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabi şu olur: - Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın..
GALİLE VE KULAKLARI
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri: - Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi? Galile: - Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?
BİZ DE ONLARA YAKLAŞIYORUZ
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der. Alparslan hiç önemsemeyerek söyle der: - Biz de onlara yaklaşıyoruz.
DÜŞMANININ CANI
Şair Nef’ i bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine: -Merhaba canım! demiş. Nef’i durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış: -Derhal çıkıyorum.
DÜNYANIN YÜZÜ
Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani’ ye: -Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani: -Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı.
BRAVO
Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugo’ ya okuduktan sonra: -Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz? Victor Hugo: -Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.
UYKU KARDEŞLİĞİ
Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler. Yanındaki talebesi: -Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa. Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir: -Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini
BÖYLE KORUNUR
Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak: -Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!
MÜŞERREF OLDUM
Behçet Kemal Çağlar, kontrol ettirmek için kendisine bir şiir getiren gence sorar: -Bunu siz mi yazdınız? Genç göğsünü kabartarak cevap verir: -Evet efendim, tamamını ben yazdım! Behçet Kemal: - Oooo! Müşerref oldum Tevfik Fikret Bey, halbuki sizi çoktan öldü zannediyordum!
BEKLİYORDUM
Filozof Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiçbir tepki göstermiyor, bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.Sokrates: -Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum, demiş.
BİLMİYORSUN
Birgün Anna Masala'ya bir genç kız : Sen hep Itrî'den bahsediyorsun. Bu Itrî bitti. Ben Mozart'ı severim, der. Anna Masala cevap verir: -Çok afedersin, bence sen Itrî'yi bilmiyorsun. Fakat Mozart'ı da anlamıyorsun
BİLMEK İÇİN ÖĞRENMEK Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) a sormuşlar: - "Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?" Şöyle cevap vermiş: - Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!
NAPOLYON Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: - Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon: - Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.
|