Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  Ana Sayfa   Forum   Yardım Ara Galeri Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tiyatroda Dans  (Okunma Sayısı 46 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ceren
Kıdemli Üye
****

Karma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 314

blog var (0)

Forum Ortalaması

Deneyim
Seviye


« : 01 Eylül 2009, 21:09:10 »

Tiyatroda rolünüzün size gerektirdiği o iç ruhu dışa yansıtabilmeniz için bedensel hareketler çok önemlidir. İnsanlar, bitkiler, hayvanlar kısaca doğanın kendisi sürekli bir hareket halindedir. Çünkü hepsinin içinde bir enerji vardır. Dans da bu hareketlerden ortaya çıkmıştır. Ve dansın içinde his vardır.

Ted Andrews’in kitabında okumuştum Bedenin Okült Anlamlarını…

Baş: Yüce bilinç; cennet yeri
Gözler: Görüş, görülmeyeni görme kabiliyeti, ruh pencereleri.
Ağız: Konuşma gücü, yaratıcı kelime, yaratıcılık ve yıkım.
Kemikler: Destek sistemi, everenin yapısı, yaşamın tohumları yeniden diriliş.
Cilt: Koruma ve yüksek duyu sistemi, yeniden doğuş.
Kollar: Yaşam deneyimlerini kucaklama ve tutma yeteneği, aktivite.
Eller: Dokunma, okşama ve yaşam tecrübeleriyle uğraşma aracımız, verme ve alma.
Bacaklar: İlerleme ve evrimleşme yeteneğimiz, kişinin kendini kaldırma ve yükseltmesi.
Ayaklar: Harekette destek ve diklik.
Kalp: Ruhun mevkii, sevgi ve tedavinin merkezi, güneş.
Göğüsler: Beslenme, annelik.
Akciğerler: Hayatı tecrübe etme, zevk alma yeteneği, özgürlük.
Mide: Deneyimlerin ve fikirlerin asimilasyonu.
Cinsel organlar: Yaratıcı yaşam kuvveti, yaşamın sürekliliği, kozmik ve kutsal güçler.
Kalçalar-Baldırlar: Dengelenme, cinsellik, güç.

Tiyatro eğitimi alanlar ve tiyatrocular daha da iyi anlayacaklardır beni. İyi bir oyuncu olmanın yolu doğayı çok çok iyi gözlemlemekten geçer. Yani yanınızdan bir kedi geçtiğinde umursamazlık etmeyin iyice hareketlerini kontrol edin. Bazı çiçeklerin akşama doğru yapraklarının yavaş bir hareketle kapandığını göreceksiniz ve günün ilk ışıklarıyla birlikte yine yavaşça açıldığını…

Lambada dansını bilirsiniz. Çıkış öyküsü hayli ilginç. Afrika’dan İngiltere ve Amerika’ya getirilen kölelerin ayak bileklerindeki prangaların sıkı olması ve bileklerini ağrıtmasından dolayı bu acıyı hafifletmek amacıyla yavaş figürlerle sağa ve sola doğru küçük hareketler yaparlar ve özgürlüğe kavuştuktan sonra da gerek iç ruhlarında ve bedenlerinde oluşan bu figürleri eğlence ortamlarında yansıtmaya başlarlar.
Alevi-Bektaşi semahlarındaki figürler özünü turnalardan almıştır. Turnaların ayak ve baş hareketlerini semahlarda görebilirsiniz. Ve yine Mevlevi semahında ki dönüş figürü dünyanın hareketini yansıtmaktadır. Bunu birçok kişi bilir zaten. Daha da eskiye gidersek eğer Şamanların dansında doğayı ve insanı bulabilirsiniz.
Son olarak da hamsi balıklarının hareketlerini Karadeniz bölgesine ait popüler oyun haline gelmiş kolbastıda görebilirsiniz.

Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi sanat doğanın içinde önemli olan bunu algılayıp uygulayabilmek.

O yüzdendir ki tiyatro için; Müzik ve edebiyat kadar dans da çok önemli.

Alkışlarımla,

Yurdagül Yurtseven
Kayıtlı

Şşş!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SimplePortal 2.3.2 © 2008-2010, SimplePortal
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.107 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu